• OPET ALG İŞBİRLİĞİ
    OPET ALG KART
    AVANTAJI BAŞLADI

  • Kampanya!
    Psikoteknik Cihazında
    12 Ay Taksit İmkanı!

  • Psikoteknik
    Psikoteknik Değerlendirme
  • Psikoteknik2
    Psikoteknik Deðerlendirme 2

  • Kampanya!
    Psikoteknik Cihazında
    12 Ay Taksit İmkanı!
  • Psikoteknik3
    Psikoteknik Deðerlendirme 3

  • Kampanya!
    Psikoteknik Cihazında
    12 Ay Taksit İmkanı!
  • Psikoteknik5
    Psikoteknik Deðerlendirme 4

  • Kampanya!
    Psikoteknik Cihazında
    12 Ay Taksit İmkanı!
  • Psikoteknik5
    Psikoteknik Değerlendirme 5
Print this page

Kazadan önce son çıkış: "Psikoteknik"

Zaman Gazetesi Pazar Eki

Sayı 21 Bölüm Aktüel
HAKAN YILMAZ

"Trafik kazalarının yüzde 97'si sürücü hatasından kaynaklanıyor
Kazadan önce son çıkış: Psiko-teknik"

Geçtiğimiz hafta Aksaray yakınlarında yaşanan bir trafik kazası tüm ülkede matem havası estirdi. İki ticarî aracın birbirine girdiği kazadaki can kaybı ancak iç savaş yaşayan ülkelerde rastlanacak türdendi. Tek bir kazada, çoğunluğu ilkokul öğrencisi 33 kişi hayatını kaybetti.

Aslında ‘bir karayolu klasiği' haline gelen trafik kazalarının önüne geçmek için üç yıl önce çok ciddi bir tedbir alınmaya çalışıldı. 2004 yılında çıkan bir yönetmelik gereğince her beş yılda bir ticarî araç sürücülerine Avrupa Birliği ülkelerindeki gibi ‘onca can, bunca tehlikeli madde taşımak için akıl ve beden sağlığın yerinde mi?' nevinden psiko-teknik değerlendirme testi zorunluluğu getirildi. Ama ne gam! Böyle bir zorunluluktan doğru dürüst ne sürücülerin ne de trafik polislerinin haberi var.

Sayıları az olan psiko-teknik değerlendirme merkezleri de bu günlerde sinek avlıyor. Zira üç yıl içinde 2,5 milyon ticarî araç sürücüsünden sadece 80 bini bu teste başvurmuş. Kanuna göre en geç 2009'a kadar yaptırılması zorunlu olan ‘psiko-teknik' testi Türkiye'ye getiren firmalar yakın zamanda şube sayılarını 100'ün üzerine çıkarsalar bile mevcut 2,5 milyon ticarî araç şoförünün test süresi en az üç yılı buluyor. İşin daha da vahim yanı, bazı uyanıklar buna da çare bulmuş. Ticarî araç sürücülerinin önemli bir kısmı asgari bir saat sürmesi gereken testin yapıldığı merkeze adımını dahi atmadan posta yoluyla rapor alabiliyor. Bir merkez en fazla günde 8 kişiyi test edebilirken 40 kişiye evrak düzenliyor. Anlayacağınız şimdiden geçmiş olsun!

İzmirli ilkokul öğrencilerini taşıyan otobüsün Aksaray yakınlarında bir kamyon ile geçirdiği ve 33 kişinin hayatına mal olan kaza tüm ülkeyi yasa boğdu. Katliamı andıran ölüm kayıplarının yaşandığı şehirlerarası yollarda tüm kazaların iki önemli aktörü var: Kamyon ve otobüsler. Resmî rakamlara göre 2 milyon kamyon ve 200 bin otobüsün karayollarında cirit attığı göz önüne alınırsa bu haberlere daha çok rastlayacağımızı düşünmek yanlış olmaz. İşin garip kısmı, kaza oranı çok düşük olan AB ile ülkemiz arasında yasal çerçevedeki farklar da giderek azalıyor. Örneğin, ticari araç şoförlerine AB'de uygulanan ‘kardeşim onca can taşımak için bir bakalım akıl ve beden sağlığın yerinde mi?' kabilinden psiko-teknik test uygulaması ülkemizde de yürürlükte.

Ancak önemli bir farkla: AB'de bu uygulama kesin çizgilerle uygulanırken Türkiye'de 2004'te çıkan bir kanunla yürürlüğe giren yönetmelikten kimsenin haberi yok. Sayıları zaten az olan psiko-teknik merkezlerin önemli kısmı ya sinek avlıyor veya gelenlere test bile uygulamadan sertifika veriyor. Halbuki araştırmalara göre trafik kazalarında hatanın yüzde 97'si sürücüden kaynaklanıyor. İşin vahim kısmı kanuna göre ‘5 senede bir' alınması zorunlu olan ‘psiko-teknik' testi Türkiye'ye getiren firmalar yarın ülkenin dört bir yanında papatya gibi şubelerini açsalar bile mevcut 2,5 milyon ticari araç şoförünün test süresi en az üç yılı buluyor. Şimdiden geçmiş olsun Türkiye!

Avrupa'da psiko-test uygulamasına Finlandiya'da 1922'de geçilmiş. Bütün Avrupa'da zorunlu hale getirilmesi ise 1970'li yılları bulmuş. Tehlikeli madde veya aracında can taşıyacak şoförler ağır testlerden geçiriliyor. Diyelim ‘kırmızı ışıkta' geçtiniz veya ‘radara' yakalandınız, Avrupalı ‘normal bir insan göz göre göre bunu nasıl yapar?' diyerek bir dizi psiko-test uyguluyor sürücülere. Avrupa'da psiko-teknik uygulamanın yüzde 30 oranında trafik kazalarını azalttığı yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmış. Türkiye'de ise yaklaşık 35 yıl sonra kanunlaşarak yürürlüğe giriyor psiko-teknik test uygulaması.

25 bin şoförün raporu sahte

25 Şubat 2004'te 4925 no'lu Karayolu Taşımacılık Kanunu'nun Karayolu Taşımacılık Yönetmeliği'nin 60/E maddesi gereğince artık ticari araç şoförleri her beş senede bir psiko-teknik testten geçmek zorunda. Kanun yürürlüğe girdi girmesine; ancak ne şoförlerin ne de güvenlik güçlerinin bu uygulamadan haberleri var. Psiko-teknik değerlendirme testlerinin yapıldığı ALG'nin Genel Müdürü Ali Güzel, "Şimdi Türkiye'nin dört bir tarafına 150 bayi açsak ve şoförlerin hepsi kuyruk olsa işlemi ancak 30 ayda bitirebiliriz. Çünkü her test bir saat sürüyor. Şu an kontroller başlamadı. Güvenlik güçlerinin de kanun ile ilgili pek bir bilgisi yok." diyor. Ancak her ne olursa olsun geriye iki sene kaldı. Ve meselenin bir başka boyutu da 2009'dan itibaren kazada hayatını kaybedenlerin bu kanuna binaen devlete tazminat davası açma imkanına kavuşmaları.

Görünüre göre 2008'in son aylarında zaten bir avuç olan psiko-teknik değerlendirme merkezlerinin önünde uzun kuyruklar oluşacak. Bu, tabii en iyimser tahmin. Güzel'in söylediklerine bakılırsa bazı uyanıklar sahte raporlar düzenlemeye başlamışlar bile. Güzel, şimdiye kadar psiko-teknik değerlendirme raporu alan 80 bin sürücünün 25 binine sahte rapor verildiğini öne sürüyor. Güzel "10 dakikada sahte rapor veriliyor ve bunların yüzde 90'ı uzun yol şoförü. Psiko-teknik sayesinde yollarda yetersiz olanların ayıklanma imkanı var iken bu şans ortadan kalkıyor. Her raporun il sağlık müdürlüğünden onay alması gerek.

Gittiğiniz yerde size raporu bir hafta sonra göndereceklerini söylüyorlar. O arada rapor müdürlüğe onaya gidiyor. Nedeni de basit; bir günde en fazla 8 kişiye test yapabilecekken böylelikle 40 kişiyi aradan çıkarıyorlar. Hatta evrakların önemli kısmını da onaylatmıyorlar. Keza evraklardaki bu ayrıntılardan ne şoförlerin ve ne de güvenlik güçlerinin yeterli bilgisi var." şeklinde anlatıyor sistemdeki çarpıklıkları. Teknik değerlendirme merkezlerinden bazıları Anadolu'daki nakliyat firmaları ile otobüs şirketlerine ‘siz evrakları postalayın, biz size raporları göndeririz' şeklinde teklifler sundukları iddia ediliyor. İşte bu şekilde psikopat veya aşırı alkolden refleksleri zayıflamış şoförler yüzünden yollar kan gölüne dönüyor.

Hasköy'deki kliniğinin üst katında bir psiko-teknik merkezi açan Dr. Bülent Bor, psiko-teknik test değerlendirmesini "Ticari araç sürücüsünün güvenli sürüş yapabilmesi için gereken zihinsel yeteneğini ölçüyoruz." şeklinde açıklıyor. Bütün test 13 ana başlık altında toplanıyor. Günde azami 7 kişi muayene olabiliyor. Test henüz yeterince bilinmediği için şimdiye kadar 9 kişiyi testten geçirmişler. Aynı klinikte uzman psikolog olarak görev yapan Deniz Çakıner, testten sonra şoförleri bire bir görüşmeye aldıklarını anlatıyor. Burada da sürücülere ‘kaç senedir araba kullandıkları', ‘yollarda en fazla kafalarının neye bozulduğu', ‘sinirlendiklerinde neler yaptıkları?' ya da ‘sigara veya alkol kullanıp kullanmadıkları' yönünde sorular sorduklarını aktarıyor.

Ümraniye'de faaliyet gösteren bir psiko-teknik merkezde uzman psikolog olarak çalışan Sinem Şükrüoğlu, yeni açılan merkezde 60'a yakın şoförü teste tabi tuttuklarını söylüyor. Şükrüoğlu, "Para verip rapor almak isteyenler çok oldu. Testin içeriğinden haberleri yok. Bu işi para ile yaptıran arkadaşlarını örnek göstererek kolay yoldan raporu almak istiyorlar. Ancak böyle bir şey bizim testte söz konusu değil. Çünkü cihazın içinde kamera var ve şoförün bizim de bilmediğimiz üç ayrı zamanda fotoğrafını çekiyor." diyor. Yaklaşık 15 kişiye ‘sen bu refleks ve dikkat ile yollarda araç kullanamazsın' şeklinde yetersiz gördüklerinden rapor vermemişler. Şoförlerin en çok ‘çevresel görüş' dedikleri testte kafaları karışıyormuş. Bu rakam neredeyse dörtte bire tekabül ediyor. Bu testten geçemeyenler üç ay sonra tekrar teste girecek. Ne yazık ki testten geçemeyen bu kişiler hali hazırda yollarda belki de tehlikeli madde taşıyor. h.yilmaz@zaman.com.tr

Psiko-teknik nedir?

Sürücülük için temel olan ve sürücülerin güvenli araç kullanmalarını sağlayan algı, dikkat, muhakeme yeteneği, hız-mesafe tahmini gibi zihinsel düzeyin, tepki hızı, göz, el ve ayak koordinasyonu gibi psiko-motor yetenekleri düzeyinin bilgisayar destekli test sistemleri kullanılarak ölçülmesi işlemine psiko-teknik değerlendirme deniyor. Avrupa ülkelerinde 1980'li yıllarda trafik güvenliği kapsamında yasalaşan psiko-teknik değerlendirme, ülkemizde 1983 yılında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun madde 48 (alkollü üç veya üçten fazla kullanmak), madde 51 (hız sınırlarını bir yıl içinde 5 defa yüzde 30'dan fazla aşmak) ve madde 118. (100 ceza puanını bir yıl içinde doldurmak) maddeleri kapsamında belirli suçları işlemiş sürücülerin ehliyet iadesine karar verilmesi aşamasında kullanılmakta.

85 yıldır uygulanıyor

Psiko-teknik uygulama 1922 yılında Finlandiya'da uygulanmaya başlanmış. Aynı yıl Fin Devlet Demiryolları bünyesinde ilk psiko-teknik laboratuvarı kuruldu ve uygulama ile kazaların yüzde 2,2'den yüzde 0,6'lara düştüğü gözlemlendi. 1934 yılında Macaristan, 1936 yılında da Romanya'da tren makinistlerine ait yeterlilik testlerinde kullanıldı. 1980'li yıllardan sonra tüm Avrupa ülkelerinde etkili olarak kullanılmaya başlandı. Araştırmalara göre sistemin etkin bir şekilde uygulamaya girmesinin ardından İngiltere'de yüzde 33, Fransa'da yüzde 36, İspanya'da yüzde 34 ve İtalya'da da yüzde 32 oranında ölümleri azalttığı tespit edildi.

Haberi Kaynağından Okumak İçin Tıklayın